Bir aydınlığa ihtiyacımız var

Kendileri ateşin yüz metre uzağından bile geçmezken…

Yoksulların çocuklarını acımasızca ateşin üstüne sürerler.

O yoksulların bazıları ki, “On oğlum olsa, onunu da bu vatan için şehit ederim” derler.

Hiç düşünmezler, vatan için ölmek sadece onlara mı kaderdir?

Ve neden devleti yönetenlerin çocukları değil de, sadece kendi çocukları al kanlar içinde toprağa düşerler?

“ÖL DE ÖLELİM…”

Onlar yemek için girdikleri lokantada bir tas kuru fasulyenin hesabını bile yaparken…

Nasıl olur da seksen milyonun alın teri ve ülkenin tüm zenginlikleri holdinglerin kasalarına akar?

Irkçılık şarabıyla kendilerinden geçmiş yoksul mahalle çocukları, sıkılı yumruklarını havaya kaldırarak, “Reis, bizi Afrin’e gönder” diye bağırıyorlar.

Tayyip Erdoğan gözlerinde memnun bir ifadeyle gençleri alttan alta süzerken, “İhtiyaç olursa önce ben, sonra siz” diye böbürleniyor.

Gençler onurlandırılmış olmanın sarhoşluğuyla kendilerinden geçerek, “Reis, öl de ölelim,” tezahüratları eşliğinde tempo tutuyorlar!

TAPARCASINA ALKIŞLIYORLAR

O gençler bilmezler ki…

Ne yüzlerce korumayla dolaşan Tayyip Erdoğan…

Ne Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli…

Ve ne de devletin tepesinde fil gibi şişmiş zevat…

Kendilerine dünyalar da verilse, kesip attıkları tırnaklarını bile vatan ve halk için tehlikeye atmazlar.

Yaptıkları ve yapacakları tek şey, askeri parka giyip televizyonlara poz vermektir.

Ama yine de ekseri yoksullar onları taparcasına alkışlar, “Bin can olsa, bini de size feda” derler.

Ah, ne kötüdür şu bilinç körlüğü!

Bilmezler ki, yoksul düşmanı bu düzenin çarkları, feda ettikleri canların kanları ile dönüyor.

Ve kendilerini uçurumlara götüren yolların taşlarını yine kendi elleriyle döşüyorlar.

BİR AYDINLIĞA İHTİYACIMIZ VAR

Ey akıl sahipleri!

Soru şudur:

Bu nasıl bir çelişkidir böyle?

Buna siz bir açıklama getirin.

Irkçılık zehri bu kadar mı deforme eder insan beynini?

Her şeye rağmen bu kör uçuruma sürüklenişin bir çaresi mutlaka vardır.

Bir ışığa, bu karanlığı dağıtacak bir aydınlığa ihtiyacımız var.

Hep beraber o ışığı arasak mı?